11 Aralık 2019 Çarşamba

NASIL BİR YOL Kİ...

  Son zamanlarda çok güzel şeyler oluyor hayatımda. Yeni bir yola girmiş gibi hissediyorum. İstediğim yere varmak ne kadar sürer, yolda hedefim ötelenir mi değişir mi ve hatta bir hedefim olur mu bilmiyorum ama bu yolun sonu yok tahmin ediyorum. Sonu olmayan yollar dilimizde ve kültürümüzde negatif anlamda kullanıldığını biliyorum. Benim kullanış amacımsa öyle değil. Ne negatif ne de pozitif... Sürece önem veren sonucu önceliklemeyen bir yaklaşımla kullanıyorum. Zaten kültürel olarak -sadece Türkiye için değil bir çok kültürde aynı bakış açısı var- sonu olmayan yollardan  kaçınmamız, bu tür seçimleri eleştirmemiz de süreci ihmal ettiğimizin kanıtıdır.
 
 
Uzun zamandır içsel yolculukla ilgili kitaplar okuyorum, sohbetlere katılıyorum. Her yerde kullanılan farkındalık, farkındalık, farkındalık... Kavramlar çok fazla kullanılmaya başlayınca, özellikle yeteri kadar zihinsel mesai harcamadan kullanılmaya başlanırsa anlamını yitirmeye başlıyor. Yani sokak röportajlarında duyulmaya başlayan bir kavram artık yozlaşmaya yüz tutmuş oluyor. Aynı kelimeyi bir süre tekrar edince kelimenin anlamsızlığı karşısında herkes en az bir kere şaşırmıştır. O yüzden entelektüel kesim yeni kelimeler üretmek durumunda kalıyor. Bu ihtiyacı anlıyorum. Özellikle tüketim konusunda usta bir neslin bireyi olarak  bu sonuç çok daha anlaşılır oluyor. Ancak içleri boşaltılmış kavramları bırakıp yeni kelimelerle ile uğraşmak yerine bu kavramların temeline inip orada kalabilmeyi değerli görüyorum.
 
 
Bu sıralar işte bunu yapmaya çalışıyorum. Her yeni deneyimim arkasından bu kadar uzun zamandır düşünüp, üzerinde konuşup bu deneyimi edinme şansını neden kendime daha önce vermediğimi düşünüp duruyorum. Sonra bu anlamsız aralıktan kendimi kurtarıp yeni deneyimlere yelken açıyorum. Çok iyi bildiğimi düşündüğüm her şeyi geride bırakarak, bilmediklerimi de öğrenmek telaşını üzerime giyinmeden koklaya koklaya, tadım yaparak ilerliyorum.
 
 
Çok öznel deneyimler olduğu için, bu açılıma kendini hazır hissetmeyen kişilerin yaklaşımı beni çok iyi hissettirmeyebiliyor. O yüzden burada bırakacağım ama zaman zaman anekdotlarla kafanızı şişirebilirim.


İlgili olanlar için: Geçtiğimiz hafta sonu Hariom Yoga Merkezi ile İstanbul Kent Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin ortaklaşa düzenlediği "Zihin Günleri" etkinliğinin 2. sine katıldım çok iyiydi. Tekrarı için merak edenler takibe alabilir. www.zihingunleri.com
 
 
Size şahane bir gün diliyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme