26 Ağustos 2012 Pazar

babaevi


baba evi,
seni her halinle kabul eden, varlığınla çoğalan, yokluğunla azalan, 
senin mutluluğunla mutlu, üzüntünle senden daha üzgün ve daha çaresiz, 




sevdiklerini seven, seni üzenlere prim vermeyen, 
elinden gelse senin için düşünmeden hayatını gözden çıkaracak yürekte olan iki insanın yaşadığı,





geçmişini buldugun, geleceğini çok da düşünmediğin, sevdiklerinle birlikte bulunmanın tadını keşfettiğin, 
bir zamanlar köşe bucak kaçtığın ve her tatil fırsatında uzakları seçtiğin, 




şimdilerdeyse her fırsatta bir arada olmak için torlanıp toplanıp gitmekten yorulmadığın yegane ev; 
hoşçakal şimdilik. 



Herşey için tekrar teşekkürler...

14 Ağustos 2012 Salı

NEDEN???





NEDEN???
NASIL???
NEREDE???
NEREDEN???

Bu sorular beni bu aralar yerden yere vuruyor adeta. 
Tanrım ne kadar çok sorusu varmış bu dünyanın özellikle de Yağmur'un. 
Zamanlama nedir, sansür nedir bilmeden sorularını her daim soran Yağmur'un cevaplarını bulmak için filozof olmak gerek.
E ben de olmadığıma göre hayat zor biraz bu aralar :(






- Anneee büyüklerin annesi olur mu?
- Olur tabii annecim, herkesin annesi olur.
- Annanemin annesi nerede peki?
- Meleklerin yanına gitmiş.
- Neden?
- İnsanlar çok çok çok büyüyünce çok çok çok sonra bir gün meleklerin yanına giderler.
- Neden?
- Artık biraz da onlarla olmak istedikleri için
- Neden onlarla olmak istiyorlar anne
- Melekler çok eğlenceli oldukları için
- Neden eğlenceli olur melekler anne?
- Kişilikleri öyledir annecim
- Neden öyledir anne?
- Yaradılış gereği kızım
- Yaradılış ne demek anne?
   ?????
   ???
   ?

Aaaa aklıma bir fikir geldi hamurdan havuz yapalım mı?
Tamam! Pembe balık da yapıp koyacağım içine :)))))))))




Ve bir dahaki buhrana kadar anne derin bir nefes alır :)



10 Ağustos 2012 Cuma

iyi ki doğdun anane


Bir anane 64 yıl önce yeni doğmuş, 
ailesi için bir melek, paha biçilmez bir varlık, güneş, umut, hayalmiş. 
Yıllar sonra bebeklerini kucağına alınca anlamış ailesi için ne ifade ettiğini, ve ne kadar büyürse büyüsün atfedilenlerin hiç değişmeyeceğini, bilakis anlamının giderek daha da derinleşeceğini. 




Sonra onun da kızının evine bir melek doğmuş, aydınlatmak için annesini babasını, anlatmak için hayatın anlamını, geri kalan şeylerin anlamsızlığını. 
İşte bu hikaye Adana'nın Bahçe kazasında 64 yıl önce bugün başlamış. Ve iyi ki de başlamış. 

İyi ki doğmuş, annem, iyi ki doğmuş kızımın annanesi, iyi ki doğmuş evimizin güler yüzlü, komacan yürekli, ruhu musikili şımarığı... 

3 Ağustos 2012 Cuma

Ne seninle ne de sensiz!




Nehir, nam-ı diğer Neyir. Yağmur'un anne tarafından kuzeni, canı ciğeri, kankası, yerine birini koyamadığı, kıymetlisi.

Nehir cephesindeyse durumlar biraz farklı. Nehir'e göre Yağmur hiç hesapta yokken ortaya çıkmış bir kardeş, oyuncaklarını, arkadaşlarını, ananesini, dedesini, teyzesini ve hatta anne-babasını paylaşmak zorunda kaldığı bir püsküllü bela. 




İşte bu yüzden bu yaz da yine daha öncekiler gibi anane-dedenin evinde Nehir'in ve Yağmur'un tatillerinin çakışan 15 gününde curcuna vardı. 





Her sabah birinin diğerinin sesiyle uyandığı ve 40 gündür görüşmüyorlarmışçasına çığlık çığlığa sarılıp öpüştükten maksimum 15 dakika sonra 
o benim, hayır benim, o zaman ben de sana bunu vermem, 
ittirmeler, kaktırmalar, vurmalar, sıkmalar, 
bak ben bunu yapabiliyorum çünkü ben büyüğüm, bebek bebek bebeksin sen!, hayır ablayım beeen!, 
ben gidiyorum, gitmeeee!, ben de geleceğim, gelmeeee! şeklinde atılan naralarla dolan evden 
birbirlerine düşen çocukları da alıp apar topar çıkmaya çalışan bitkin annelerden 
dinlemek lazım belki de bu hikayeyi.



Ancak ne benim ne de ablamın anlatmaya mecalimiz kalmadı. 

Buna rağmen önceki gün Yağmur uyurken İstanbul'a dönmek üzere yola çıkmadan önce 
gelip usulca onu öpüp "uyanınca Yağmur'a onu öptüğümü söyle teyze" diyen bir Nehir, 
uyanıp Nehir'in gittiğini öğrenince uzun uzun ağlayan ve avutmak için onu götürdüğüm parktaki oyuncaklara binerken 
"Anne Nehir de olsaydııı!" diyen bir Yağmur. 

Şimdi bir araya gelseler biliyorum ki sadece15 dakikaları var :)