31 Temmuz 2011 Pazar

tatil böyle birşey miymiş?

Tatilde yemek uyku herşey tepe taklak, huysuzluk şımarıklık hat safhada,
sabahları 7 de uyanıp, kahvaltıyı binbir zahmetle yapıp,
denize gitmek için evdeki iki canavarın izin verdiği ölçüde hazırlanıp,
arabaya bebek arabalarını, deniz oyuncakları, kollukları, simitleri, havuzları yükleyip,
kan ter içinde yola çıkıp, denize alıştırmak için gerekirse amuda kalkıp,
öğle yemeği krizini de atlatıp, uyuma  stresinden sonra helak olmuş şekilde bir nefes aldıktan çok da uzun olmayan bir süre sonra tekrar bir eve dönüş,
duş hazırlık, akşam yemeği hengamesi ve 
çarşıya inip dondurma yedikten sonra bayılan çocuk ve tatil böyle birşey miydi diye kendine soran,
pestili çıkmış, gözleri süzülmüş esnemekten iki lafı bir araya getiremeyen  anne...








23 Temmuz 2011 Cumartesi

5 yıl önce bugün




iyi ki evet demişim sana
aslında evet demişim Yağmur'un varlığına
aslında evet demişim tarifi imkansız bir duygu olan anneliğe
aslında evet demişim aşkların en büyüğüne
teşekkür ederim sana
sen de evet dediğin için bunların hepsine


20 Temmuz 2011 Çarşamba

Bodrum Bodrum


Tatilde olduğumuz postlarımızın rehavetinden anlasılıyor olsa gerek. 
Bodrum'dayız anane ve dedenin evinde misafiriz. 

Öğrenciliğimden beri tatillerde gelip de beni şaşırtan Bodrum hala aynı şekilde şaşırtmaya devam eden Bodrum,
Zamansız, hem hızlı hem de yavaş mı yavaş olan Bodrum,
Her gelişimde önce sakinlerinin umarsızlığına ve yaşamlarının ağırkanlılığına hayret ettiğim sonra aynen onlara nasıl da hızla dönüştüğüme hayret ettiğim Bodrum,
Günün daha güzel battığı başka bir yer olmadığını sandığım ve mavisinin eşini bilmediğim Bodrum

Ne mutlu ki yine yuttun bizi.  



Yağmur'un maceralarına gelecek olursak, yetişmek biraz zor. Yetişsek bile blog kıvamına getirmek hem zaman istiyor hem de bu tembellikten silkinip kurtulmayı gerektiyor. 


--


Ananemizin bahçesine koyduğumuz bu havuz Yağmur'un bu yazki suyla tanışma ortamı oldu. Geçen seneki deneyimimizden sonra denize girme çalışmalarına başlamadan önce buna alışmayı uygun gördük. Şimdilik keyfi yerinde. Bu havuzu sahile götürüp deniz kıyısında alıştırma çalışmaları büyük ölçüde başarıya ulaştı diyebilirim.



*** Yaz döneminde hala havuz alışverişi yapmamış ve nasıl bişey alacağını bilemeyenler için şişme olmayan kalın çadır malzemesinden yapılmış bu havuzları öneriyorum. Çok kolay paketlenip taşınabiliyor ve şişme derdi de yok. Şişme derdi olmayınca patlama derdi de olmuyor. Kumaş olduğu için UV filtreli olabiliyor. Suyu boşaltmak da kolay oluyor. Deniz kenarındaysanız kıyı da doldurmak da. Ayrıca evde top havuzu olarak da kullanabilirsiniz yada bahcede kum havuzu. Sorun olabilecek tek şey çok hareketli çocuklar kenarlarına yüklenirse suyun taşma gibi durumu olabilir. Bizde hiç sorun olmadı. Merak edenlere biz bu havuzu İmaginarium'dan aldık.

5 Temmuz 2011 Salı

bize de iyi tattiller

Yarın bizim evdeki Bodrum yolcuları yollara düşüyor. Günlerdir yapılan hazırlıklarla ilgili olarak da son bir haftada geçen telefon diyaloglarına buyrun:


Yağmur'un Annesi: Alo
Yağmur'un Babası: Alo canım meraba
Y A                     : Meraba canım
Y B                     : Nerdesin?
Y A                     : (...) Alışveriş Merkezinde
Y B                     : Mmmm iyi canım, şey için aramıştım....
.................



 

Yağmur'un Annesi: Alo
Yağmur'un Babası: Alo canım meraba
Y A                     : Meraba canım
Y B                     : Nerdesin?
Y A                     : (...) Alışveriş Merkezinde
Y B                     : Hadi ya ne yapıyorsun?
Y A                     : Yağmur'a bişeyler bakıyorum.
Y B                     : Hııı iyi canım, diyecektim ki......
................






Yağmur'un Annesi: Alo
Yağmur'un Babası: Alo canım meraba
Y A                     : Meraba canım
Y B                     : Geçerken bi eve uğrayacam evde misin?
Y A                     : Aaaa yok canım ben .... Alışveriş Merkezindeyim
Y B                     : Alışveriş mi? Herşey yolunda mı yani bu kadar alışveriş nası yani
Y A                     : tatil alışverişi işte :)) hih hih hih
Y B                     : tamam canım, sonra görüşürüz o zaman
Y A                     : tamam canım öptüm.







Yağmur'un Annesi: Alo
Yağmur'un Babası: Alo canım meraba
Y A                     : Meraba canım
Y B                     : Konsolun üstünde bir kağıt unutmuşum bi bakar mısın orda mı?
Y A                     : .....
Y B                     : Alo canım orda mısın?
Y A                     : Iıııı ben evde değilim canım
Y B                     : Tabii ki nerdesin diye sormayacağım canım!!! Nasıl bir tatil olacak bu tatil merak ediyorum yalnızca.
...............







 
Hamile kalmadan önce 53 kilo olup doğumdan sonra ilk yazında 63 kilo olan ve şimdi de 58 kilo olan
bu garibanın hiç bir kıyafetinin üzerine olmadığından
ve alışveriş yapmak zorunda olduğundan,






 
Yağmur'un her yeni mevsimde gardolabının baştan döşenmesi gerektiğinden
alınan bazı şeylerin küçük ya da büyük geldiğinden değiştirmek için
alışveriş merkezlerinde mekik dokumak zorunda kaldığından





 
Hele ki bu eksiklerin min. 1 aylık sürecek bir tatil öncesinde 1 haftada tamamlanması gerektiğinden
kimsenin haberi yoktu tabii!



şimdi ne yapacaksın???



Benim tshirtlerimi, şortlarımı, ceketlerimi giymeye çalışan, bileziklerimi, kolyelerimi takan,
gözlüğümü, taçlarımı takıp pek bi komik olan, 



dışarı çıkarken benim ayakkabılarımı giyip çıkmak için yeri göğü inleten sayın Yağmur cadısı
hadi bakalım şimdi napacaksın???



*** Bir süredir bazı blogger arkadaşlarım blogumuza yorum bırakamamaktan şikayetçilerdi. Şimdi onları iyi anlıyorum. Çünkü bırakılmış yorumları cevaplamak konusunda aynı sorunları yaşıyorum. Denge bozuldu, ne olacak bu blogger'ın sonu merakla bekliyorum...

1 Temmuz 2011 Cuma

Nenni Nenni!






Bilenler bilir bizim Nenni'mizi. Yağmur'un (şimdilik!) biricik kuzeni Nenni -yani Nehir.
'Anne' ve 'baba' dan sonra kelime haznemize giren ilk kelime.
Yağmur bir ara o kadar çok kullanıyordu ki bu kelimeyi başka bir şeyden bahsediyor diye düşünmemize bile sebep olmuştu.
Teyzesine (yani Nehir'in annesine), ve hatta ananesine bile Nenni diye sesleniyordu o zamanlar.






 Şimdilerde Nehir'in hayatımızdaki yeri azalmadı bilakis arttı. Öyle ki;
sabah uyanıyoruz:
Yağmur : Nenni???
Anne     : Nenni kahvaltı yapıyormuş annecim



gece uyumadan önce
Yağmur : Nenni???
Anne     : Nenni de e e eee yapıyormuş annecim.


              
Ya da;

Anne     : Yağmur, sen yazın Bodrum'a gidecek misin?
Yağmur : Hıh (kafasını evet anlamında sallayarak)
Anne     : Peki denize girecek misin?
Yağmur : Nenni (Nenniyle birlikte gireceğini ima ederek)





E hal böyle olunca yapmasını istediğimiz şeyleri de Nenni de böyle yapıyormuş, şöyle yapıyormuş şeklinde empoze etme çabaları oluyor tabii...

Anne      :Nehir de mama yiyormuş,
              :Nehir de banyo yapıyormuş,
              :Nehir de sütünü içiyormuş... gibi


Anlayacağınız biz fena halde bu çarka girdik. Nenni çarkı...



Nehir'in olan her şeyi ısrarla "Nenni!" diyerek vurgulamacalar,
Nehir'lerin oturduğu evin civarına gelince Nenni Nenni diye bağırmacalar,
Kıvırcık saçlı kız çocuklarını görünce Nenni Nenni demeceler (kendi saçlarının farkında değil galiba???)

Teyzesinin ikisine aldığı elbiselerle çekilen bu fotolardan sonra da ne zaman bir elbise giydirsem Nenni Nenni diye ısrarla o anı hatırlatıyor.




Şimdi Nehir Bodrum'da, annanesi ve dedesiyle meşk-i tatil yapıyor.
Biz de bazen gece uykumuzda bile Nenni Nenni diyerek özlemimizi dile getiriyoruz.
Ama sabret kızım! Nenni'ye kavuşmaya az kaldı ,
hadi bakalım
Bodrum'a geri sayım başlasın!




*** Halamızın doğumgününü de kutlarız. İYİ Kİ DOĞDUN YAĞMUR'UN HALASI!