24 Mayıs 2011 Salı

ben deniz

Arayı açtım bu aralar biliyorum
Nedenini hemen yazayım;

ben deniz henüz piyanonun ABC'sini öğrenirken 6 Haziran'da bir organizasyonda sahne alacak olan ben deniz,
fena halde paçaları tutuşmuş, rezil olurum korkusuyla her boş zamanını konserde çalacağı parçaya ayıran ben deniz
bir de parça söylemeye soyununca -üstelik sadece 2 hafta kala- postları hep başka bahara kalan ben deniz,

haftasonu güzel geçen bir Polonezköy gününün fotolarını paylaşıp kaçar...








13 Mayıs 2011 Cuma

YORUMSUZ!




- YORUMSUZ! -


9 Mayıs 2011 Pazartesi

bu anne nereden bilebilirdi ki???


Sesi kısılmış, öksürükten fırsat bulduğu aralıklarda nefes almaya çalışan, burnu fış fış olmasına rağmen bugün benim günüm evde yatacak değilim ya diyen bir annenin anneler gününü kızı, prodüksiyonu babaya ait olan hediyesini ilk kez kendi elleriyle vererek kutladı.



 O günü ailecek henüz daha anne olmak akılda fikirde yokken ve hatta evlilik bile net değilken çalıştığı mimarlık ofisinin yaptığı yenilenme projesini bitmiş hatta hayata karışmış mekanında Santral İstanbul 'da geçirdiler. Anne bekarlığının eski elektrik santralinin makine dairelerini, yeni müzeyi görünce düşündü:

Yıllar önce keşif için araziye gelip bu binanın içinde mimar vasfıyla dolaşırken
Yağmur adında bir kızı olup da O'nun annesi olmanın haklı gururunu yaşamak için buraya geleceklerini,

 


O'nun çimenlerde koşturup, kendine her gittiği yerde olduğu gibi burada da bir sürü arkadaş edineceğini,
hatta onları arkalarından ağlayacak kadar çok seveceğini, 
 



yine burada tanıştığı zeytin isimli köpekle kurduğu ilişkinin verdiği keyfin mesafeyle ters orantılı olacağını,
mümkünse 5 m. öteden cici yaparak sevmeyi tercih edeceğini,




etrafta gördüğü bütün bisikletlere yapışıp özellikle de kırmızılara bidi bidi diyerek üstüne çıkmaya çalışacağına,
bu yüzden babasını devamlı
"bu bisiklet sizin mi, pardon, çocuk işte, kusura bakmayın"
 gibi mahcubiyet cümleleri kurmak zorunda bırakacağını





bütün kapıların arkasını merak edeceğini, minicik adımlarıyla orayı burayı keşfe çıkacağını





nereden bilebilirdi ki??? 

2 Mayıs 2011 Pazartesi

nasıl da hızla büyüyor VI...

Bu seriye ara vereli çoook olmuş
16. ay e tabi artık çıngırağını tuttu, ayak parmağını emdi, döndü, emekledi devri geride kalınca bu serinin de modası geçer gibi oldu. Ben de Yağmur'un yaşına göre uyarladım tekrar:

Yagmur'un yeni sözcükleri

Daaan     Can
Ayde      Aydede
Nono      noldu?
Happi     hapşu
Bidtii     bitti
Çiçi       çiçek
Kiti       hello kity
Mini      minnie mouse


Antalya'da henüz açılmamış hazırlıkları yapılan oyuncak müzesinde İstanbul'dan gelip herkesten önce çekilen fotoğraflar

  
Nedede  nerede
Budaa    burda
Gidtiii     gitti
Geydiii   geldi
Actiii      açtı 
Patıı       kapattı
Aci         acı 
Geyi       geyik
Tavta     tavsan
Ayi        ayı 



 "hadi kızım düşün biraz" komutuyla çekilmiş olan fotoğrafa bakıyorsunuz. "Mmmmmm" da ses efektidir.


Ebaba.   meraba
Daydın   günaydın
Ala        hala
teyde     teyze
Amuu    Yağmur
Dağda     Damla
Ayiy      hayır 
İve        evet
Otu       otur

ve daha hatırlayamadıklarım ile henüz ne anlama geldiğini keşfedemediklerim :)

anne ge        anne gel
baba dittiii    baba gitti
memmi ve    su ver
gibi iki kelimeli cümle dağarcığımız da genişlemekte.
Bunlar kullandıkları, bir de anladıkları var ki onlar beni her gün şoka sokuyor.


  işte bu da benim genç kız Yağmurum, ağlarım haa!


Yürüyor koşuyor, oturuyor, kalkıyor, koltuklara, yataklara tırmanıyor, tekrar iniyor, tekrar tırmanıyor, tekrar iniyor.
Dolapları açıyor, kapatıyor, tekrar açıyor, kapatıyor ve tekrar tekrar açıyor kapatıyor ancak içlerini çok karıştırmıyor aslında kızım sağ olsun pek yaramazlık yapmıyor.
Bir şeyleri karıştırırken bile itinayla karıştırıyor.

Espiri anlayışına beni  de babasını da hayran bırakıyor. Kendi kendine oyun kurup oynuyor. Herkesi de bu oyuna dahil ediyor.
Al kızım bunu annene götür bunu dedene götür oyunlarına bayılıyor. Evimizin ofisboy'u oldu adeta.
Al kızım bu domatesi mutfaktaki sandalyenin üstüne koy. Al kızım bu balık mamasını akvaryumun yanına koy. Al kızım şunu yap al kızım bunu yap.

Karalama yapmaya, resimli dergi ve kitapları karıştırmaya, resimleri inceleyip onlar hakkında konuşmaya, dans etmeye, şarkı söylemeye, evin temizliğinde rol almaya, bebeklerini besleyip uyutmaya, kaydıraktan kaymaya bayılıyor.

Ayrıca artık kendi suyunu bardaktan içiyor tabii annesi bunu evdeyken kabul ediyor,
ve hatta yoğurt pilav gibi ana yemeğin yanındaki çeşitleri de kaşığıyla kendi mideye indiriyor.
E tabii birazını da üstüne başına... 



yani diyeceğim odur ki;
 
nasıl da hızla büyüyor!