27 Ocak 2011 Perşembe

ooo piti piti karamela sepeti...

 Hani şu mature'den öğrendiklerim var ya
hepsi çoook güzeldi ancak biri var kiiii o süper oldu!



bir müzik CD'si
bir aktivite kitabı
bir müzik/nota kitabı

Yağmur bu CD'yi dinlediği ilk günden beri durmuyor yerinde.
3 aylıkken Bodrum'da Türk Sanat Müziği icra ustası annane ve keman virtüözü dedenin konserlerine tepkisiz kalamayan,
aaaauuuu şeklinde seslerle onlara eşlik eden bu kızın bir gün böyle olacağı belliydi aslında.
Evdeki Karamela Sepeti saatlerinden sonra artık meseleyi iyice geliştirdi.
Kapı gıcırtısı mı??? Hoooop eller havaya modunda artık.


Öyle ki artık istek şarkıda bile bulunuyor.
Örneğin MyGym'in "Goodbye goodbye bye bye" şarkısını bir elini havaya kaldırıp 'baıy baıy baıy' diyerek istiyor.



Ya da bestesini Barış Manço'nun yaptığı (Bugün bayram erken kalkın çocuklar) güftesini annesinin "şimdi banyo zamanı geldi Yağmur" şeklinde değiştirdiği şarkıyı saçlarını yıkarmış gibi elini kafasına götürüp saçlarına sürerek istiyor.
Bazen dalgınlığımıza gelir de yavaş ve acıklı bir şarkı mırıldanırsak hemen dudaklarını büzüp ağlarım ha moduna giriyor.
Öyle her şarkıyı beğenmiyor.

Karamela Sepeti'ne gelince; 
ben bu CD'yi bebeği ve çocuğu olan herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
Neden mi???

Müzikler müthiş! Çocuk olmak gerekmiyor zevk almak için.
Örneğin "Yağmur'un babası bir tane de arabada dinlemek için alayım şundan.
Çok güzel, gündüzleri de dinlerim" dedi geçenlerde :)


Parçaların hepsi başka bir müzik tarzında. Hip hop bile var. (babamızın favorisi)
Yağmur'un favorisi de bu


Her parçanın bir de enstrumanteli var.
Daha büyük çocukların (Yağmur'un babası gibi) eşlik etmesi için. Kareoke yani.

Kitabında şarkıların notaları mevcut.
Müzikle ilgilenen profesyonel minikler ya da anne babalar için.


Ve her parçanın konseptine uygun çok güzel aktiviteleri var.
Yani öyle kolay tüketilebelicek türden bişey değil.
Bilginize...

*** Yağmur'un müziğe karşı olan bu yatkınlığını annesi de piyano dersi alarak desteklemeye karar verdi. O'na şans dileyin ki bu yaştan sonra  bir de evdeki bu küçük canavarla bu işin üstesinden gelebilsin.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Offfff of!

Yaaa artık haykırmak istiyorum "yeteeeer!" diye. "Biz hala hastayız, bu haksızlık" diye.
Bugün arşive baktım  işte bu günden beri hastaymışız.
Yani neredeyse 4 aydır.

Tam geçti rahatlarız artık derken tekrar musallat olan bu sonu gelmez viral durum
  sonunda boğazda enfeksiyon ve dolayısıyla ilk defa 38'e yakın ateşle bizi antibiyotiğe teslim etti.
Yine de 3-4 gündür iyiyiz galiba tık tık tık!


6. aydan itibaren Yağmur'u çok fazla korumak istemedim.
Ancak 1 yaşında bir çocuk için bu kış iki kere kullanılmak zorunda kalınmış antibiyotiğin
pek de masum olmadığını söyleyen doktorumuz bize
"siz bir süre dışarı çıkmayın mümkünse" dedi.


Hoş Yağmur'u evde tutmam pek olası değil
ancak en azından gideceğimiz yerleri seçiyoruz artık.
AVM'ler kara listede mesela,
Yağmur'la pek de sık gittiğimi söyleyemiyeceğim ama alışveriş merkezi evimizin tam karşısında olunca ağır tahrikten sonuç sıfır olmuyordu tabii.  
Ya da 2 aydır gittiğimiz MyGym de kara listede ne yazık ki :((
- Bu arada MyGym anılarımızı paylaşmadık di mi henüz.
Hastalıklar doğumgünü derken fırsat mı oldu ki??? -

Ev gezmeleri de kısıtlı ve bilinçli olarak yapılacak artık.
Mümkünse açık havada zaman geçirilecek. 
Kapıda bekleyen kara kışla nasıl mümkün olacaksa bu???


Hastalıktan korkmuyorum antibiyotikten korktuğum kadar. O yüzden ne kadar sıkıcı olsa da bu kara listeye uyacağız, ya da bunun için  tüm gayretimizi göstereceğiz.
Fransa'da bebek ve çocuklara antibiyotiğin mümkün olan en son safhada verildiğini, 
bu safhaya gelene kadar buhar odalarında
çocuklara ayaklarından tutup başaşağı çevirip balgamlarını çıkarana kadar
masaj yaptıklarını düşündükçe
bizim sağlık sistemimize isyan etmek istiyorum.
Bizim çocuklarımız da en az onların çocukları kadar değerli değil mi???


*** Fotolar Yağmur'un katıldığı ilk yılbaşı partisinden. MyGym'deki arkadaşlarıyla. Tarihin  bu kadar tozlu sayfalarında ne işin var demeyin çünkü bu dönemde planlanmış ancak tamamlanamamış bazı postların gün yüzüne çıkma vakti gelmiştir, bilginize...

24 Ocak 2011 Pazartesi

2011 Yağmur Takvimi


İşte bu da Yağmur'un doğum gününde misafirlere hazırladığım
hediye takvimin image' ları. Birçok mail ve soru aldım.
Hemen belirteyim; bu takvimler benim imalatımdır,
el emeği (klavye-mouse), göz nurum (monitör)dur :)

 
 





21 Ocak 2011 Cuma

Ailem

İlk yaş günümde yanımda olan ailemi çoook seviyorum!
Ve böylesi yürekten yanımda oldukları için teşekkür ediyorum!









17 Ocak 2011 Pazartesi

Yağmur 1 yaşında demiş miydim???


Tam 5,5 ay önce Annelerin Dünyası' nda şöyle yazmışım;


dilerim ki;

06 Ocak 2011 kızımın ilk doğum günü, haberi olmayacak ne kadar özel bir gün olduğundan.

Bir dönemin bir daha açılmaksızın kapanıp yeni bir dönemin başladığından,
bebekliğin bitip çocukluğa adım attığından,
hayatın ona yepyeni heyecanlar, keşifler ve mutluluklar sunacağından,
yeni olan her duygunun ne kadar yoğun yaşandığından,
bunun yanında aslında büyümenin o kadar da matah bir şey olmadığından,
öğrenmenin ilk heyecanın ardından duygusal körelmenin geldiğinden,
her yeni yaşla yeni sorumluluklarla baş etmesi gerektiğinden,
her doğum gününün "büyüdün sen artık, çocuk değilsin" cümlelerini daha kurulası yaptığından,
dolayısıyla mazeretlerinin ve özgürlüklerinin her yıl biraz daha elinden alındığından
habersiz geçecek olan o günü
büyük bir coşkuyla kutlayacağız eminim -umarım-.



Ancak hüzün de olacak hep bir kenarda silip atamayacağımız. Büyüyor olacak çünkü bebeğimiz bizimle birlikte. Her doğum günü geride bıraktıklarımızı, bir daha elimize geçmeyecekleri ve gelecekte bizi bekleyen potansiyel heyecanları düşündürtecek derinden. Ancak hep hayal edeceğiz geleceği iyi ve mutlu olunası bir atmosferle.



Henüz o güne 5,5 ay var ancak ben dilerim ki kızımın ilk doğum gününde;

gökyüzü parlak ve açık olsun
şehir gözleri kamaştıran bembeyaz karın altına saklansın
ve kar yutsun şehrin bütün gürültüsünü
yumuşacık bir hava olsun baharı hatırlatan
kızım parti arkadaşları ile bahçede kartopu oynarken
çığlıklarını yalınlaştırsın kar
onu seven herkes yanında olsun
onun sevdiği herkes yakınında olsun
pastası çooook güzel olsun :)
ilk mumunu tek seferde söndürebilsin
kostümü çoook şeker olsun
sonra çoook sevsin hediyelerini :)
sevdiği şarkılar çalsın hep




gelecek ona güzel ve parlak bir dolu şey vaat etsin
sevginin ve saygının temelini oluşturduğu bir toplumsal hayatta
doğayla barışık, onu görmezden gelmek yerine sesine kulak veren insanlarla
dolayısıyla temiz, uysal ve evcil
barışın hüküm sürdüğü -ama gerçek barışın-
maddi sıkıntıların olmadığı
bütün insanların eşit olduğu
bir dünyada;


önce mutlu olmayı,
sonra hayata ve kendine vefalı olmayı öğrensin.
eleştirel bakışı olsun hep
ancak hoşgörülü olmayı ihmal etmesin hiç
sevgi dolu olsun her zaman
ve sevilsin hep yürekten
farklı ve yaratıcı olsun ama
kendini yalnız hissetmesin hiç





yani...
mutlu ve kendiyle barışık olsun kelebeğim.




Biraz ütopik olmuş di mi???


*** Günler önceden mum üfleme pratiği yapmamıza rağmen mum korkusunu yenemedik ve bu doğum günü kelebeği mum yanınca korkup ağlamadan yapamadı yine.
***  Bir de merak edenler için tütülü kostümümüz Ella Kostümevi' nde yapıldı. Çocuk ve  yetişkinler için her çeşit kostüm imal ediliyor. Özel günler ve partiler için bir uğramanızı tavsiye ederim.

15 Ocak 2011 Cumartesi

Yağmur 1 yaşındaaa!



1. doğumgünü partimizin fotolarını yayınla yayınla bitmez. Bir de bitmek tükenmek bilmez internet servis sağlayıcı arızalarıyla zaten bitmez. Ama bir yerlerden başlamak lazım.




Partiyi evde yapma kararım her şeyden habersiz Yağmur'un o zor gününde (!) kendini rahat hissedeceği bir ortamda olmasını sağlamaktı. Bu yüzden çemberi dar tuttuk ve çok yakınlarımızla olduk.





Süslemeler ve design bana ait -partipaketi sağ olsun- , ancak tavandaki balonların yaratıcısı ve uygulayıcısı babamızdır. Bu önemli ayrıntıyı belirtmeden geçemeyeceğim.



Mamaların hemen hemen hepsi Bodrum'lardan gelip kolları sıvayan annanenin ve Neriman Ablamızın eseri. 24 kişilik misafir kadrosunu oldukça memnun etti bence.





Pastamız Beyaz Fırın' dan, bisküviler ve Yagmur'un harflerinden yapılmış tuzlular Didem Akben' den. Hem estetik açıdan hem de lezzet açısından çok güzellerdi. Şiddetle tavsiye ederim.




Herkes Yağmur'a hediye getirdi. E tabii doğum günü değil mi!
Ancak Yağmur da altta kalmadı gelenlere annesinin kendi fotoğraflarından bizzat yaptığı 2011 takvimini hediye etti. Annesi sonra belki paylaşır sizinle.




Haaa bir de annesi sanki kendi doğum günüymüş gibi süslendi püslendi. Sonra da kızıyla fotoğraf çektirdi. Ancak kızının umurunda basit bir tokadan başka hiçbir şeyin olmadığını unutuverdi.





Ve tabii prensesimiz yine prensesti.
Hem de en pamuğundan, en nazlısından.



Arkası yarın!..