28 Eylül 2011 Çarşamba

re re re ra ra ra!

Yağmur'la öğle yemeğimizi yerken telefonum çaldı.
Arayan Yağmur'un babası.

"Akşam Galatasaray Eskişehir maçına gelmek ister misiniz???"

"Şaka mı yapıyorsun tabii kiiii evet!"

"Tamam 18.30 da hazır olun o zaman".


Yağmur'un ilk maçı.
Anne gençlik yıllarında (!) fanatik cimbomlu, baba da futbolla daha doğrusu taraftarlıkla pek bi ilgisiz olunca
Yağmur da Galatasaraylı oldu.
Üstelik maç da anne ve babanın okudukları şehirin Eskişehir'in takımıyla olunca bu iş iyice güzel oldu.




Hemen interenete girildi evimize en yakın Galatasaray Store bulundu.
Yola çıkıldı. Yeteri kadar sarı-kırmızı olundu.
Cim bom bom çalışmaları sonunda cim bom bom Yağmur'un yorumuyla bom bom bom oldu.
Her gidişimde hatta sadece düşündüğümde bile bana evim hissini veren, sınırlarında 6 yıl yaşadığım Eskişehir'in futbol takımının yenilmesi dışında en güzeli de maçın skoru oldu.




Yağmur'a gelecek olursak,
Bu kadar çok insanı, gece gece bu kadar parlak ışığı görünce ve tabii yüksek sesi de ekleyelim, önce biraz afalladı, olup biteni çoook büyük bir dikkatle izledi. Sonra tezahüratlara nana, abilere gol gol diye bağırarak, alkışlara alkış tutarak ortama uyum sağladı.


3 yorum:

  1. ooo çok güzel
    Yağmur benim yapamadığımı yapmış :)
    darısı bize. ben cimbom, baba beşiktaş ama bizim köylü fener'li :)
    nasıl olacak bakalım ;)

    YanıtlaSil
  2. çok tatlısınız :))) ve tarihe yağmur un ilk maçı olarak not düşüldü :)))

    YanıtlaSil
  3. Çok tatlı olmuş çook miniş aslan :))

    YanıtlaSil