25 Eylül 2011 Pazar

Bir doğum, bir ölüm

Geçen haftasonu;
Çocukluğumun "Basrem Amca"sını doğduğum şehirde son yolculuğuna uğurladığım, büyüdüğümü, anne olduğumu, çocukluğumu ne kadar özlediğimi hatırladığım , geçmişin tozlu sayfalarını araladığım, Yağmur'un varlığıyla çocuk Damla'ya tekrar baktığım, zamansız olmayan ölümlerin aileleri nasıl kenetlediğini, beklenen bir son bile olsa ölümün bütün soğukluğuyla bedene gelince ne kadar beklenmeyen duygusal bir yoğunlaşamaya sebep olduğunu gördüm.


Ve yine aynı haftasonu;
Lise arkadaşımın yeni doğan bebeğini, arkadaşlarımın da benim gibi büyüdüğünü, 10 yılı aşkın süredir görmediğim arkadaşlarımının hayatlarının, bedenlerinin ve hatta yüzlerinin değişmesine rağmen gözlerinin, bakışlarının nasıl da değişmediğini, büyüklerimizin ölerek doğan bebeklerimize dünyada yer açma asaletini gördüm.

İnsanoğlunun varoluşunun temeli olan bu iki olayın yan yana gelmesinin bir tesadüf olmadığını düşündüm.

Huzur içinde, gönül rahatlığıyla yat Basri Amcam.
Seni gülümseyen yüzünle hatırlayacağım her zaman.

İyi ki doğdun Tolga bebek.
Parlak ve mutlu bir gelecek olsun seni bekleyen
Annenle babana yaşattığın bu güzel duygular bir gün senin de olsun...

2 yorum:

  1. Fotoğraflarda Yağmur'u gördüm sanki :) Bu kadar mı benzerlik olur?

    YanıtlaSil
  2. başınız sağolsun :(
    dünyaya gelende hoşgelmiş,
    sağlıklı bir hayat dilerim.

    YanıtlaSil