12 Ekim 2010 Salı

olağandışı bir pazar...

Bakın benim olağandışı bir pazarım nasıl olur:

Ailecek Caddeye gidilir, genelde yağmurlu seyreden hava o gün güzeldir, bu geziyi yapmak için sabah 8 gibi Yağmur kuşun ciyaklamalarıyla güne başlanır kahvaltısı hazırlanır yedirilir, sonra bünye süt yapsın ihmal etmemek gerekir kahvaltı yapmak gerekir, e baba da pazar günü güzel bir kahvaltıyı haketmiştir (ama nerdeeee peynir ekmek domates, yazık benim sevgilime yaaa ikinci plana mı atıldı yoksa!!!).




Neyse Yağmur hanım sabah uykusuna yatmadan önce meyvesini de yer. Sonra O'nun uyumasını fırsat bilen anne 2x kadar hızlandırılmış şekilde Yağmur'un sebze çorbasını, yeni evlerine geçen ablasının henüz kurulmamış mutfak düzeninden dolayı akşam yemeğe gelmeleri ihtimaline karşın da onlara yemek yapar.

Tabii bu arada Yağmurcuk uyanmış ve kaldığı yerden devam etmektedir tüm enerjisiyle. Öğle yemeğini yer, e anne babaya da yazık onlar da bişeyler atıştırır. Baba Yağmur'la oynarken anne de Yağmur'un akşam öğünü olan tarhana çorbasını yapar. Sonra mama paketleme işleri, Yağmur'un altını değiştir, yedek kıyafet, kendin biraz süslen, derken Yağmur'un ikinci uykusunun zamanı gelmiştir. E hani Caddeye gidecektik??? Akşam oldu. Neyse anne pes etmez. Yağmur'u uyutmaya koyulur. Babaya da tembih üstüne tembih hazırlanması ve beklemesi için. Yağmur kuş ikinci uykusuna dalınca arabasına yatırılır ve yola koyulunur. Arabaya bindiğinde annenin adım atacak hali kalmamıştır. Ancak azimle ve enerjisinin son damlasına kadar bu uğurda savaşacaktır.






Caddede biraz yürüyüş yapılır, ağız oraya buraya ayırılır. Bu günün benzerleri çok sık yapılmadığı için biraz "köyden indim şehire" olunur. Sonra Yağmur'la ilk kez gidilen resturantta (14 şubat sevgililer günüydü) mola verilir. Önce Yağmur'un çorbası yedirilir, restoranttaki herkes ay ne tatlı şey derken çorbasını yememek için ağzını bir ağzı olduğunu anlayamayacağınız kadar sıkı kapatan Yağmur'a anne gıcık olur.




Bu arada annenin pizzası soğumuştur ve tekrar ısıtılmaya gönderilmiştir, eğer şanslıysa ikinci kez ısıtılmaya gitmeyecektir, anne baba da mamasını yer ve Yağmur'un uyku vakti gelmiştir. Mekanın nispeten karanlık ve sessiz olan 3. katına çıkılır. Yağmur uyuyunca annenin saatleri başlar. (saati desem daha inandırıcı olacak). Bu bölüm günün en olağandışı olan bölümüdür. Babasıyla restorantta başbaşa bıraktığı kızına toka vs., kendine makyaj malzemeleri, bir zamanların Ulus pazarının O'nun nezdinde yerini almış olan Peros'un Erenköy mağazasından alışveriş yapar. Kollarındaki poşetler ağırlaştıkça ruhu hafifler.




Ve sonra da uyanma vakti yaklaşan (gece 3-4 kez uyandığı için) Yağmur'u da alıp evlerinin yolunu tutarlar. Nitekim yolda uyanır. Nerde olduğunu anlayamaz şapşallaşır ve tekrar uykuya dalar. Eve gelince yorgunluktan "Senin neyine çocukla böyle dışarılarda bu kadar uzun uzun gezme. Bir daha gidersem iki olsun!" gibi olağan cümlelerden sonra olağandışı bir pazar 'ın daha gelmesi için gereken 'yaşanan zorlukları unutma süreci' başlamış olur.

17 yorum:

  1. fotoğraflardaki tatlılığa istinaden, olağandışı bir pazar ama "olağanüstü bir güzellik":)

    YanıtlaSil
  2. Belki kızacaksın ama çok güldüm. Kendimi görür gibi oldum. Bizde uykuya geçiş de fasıl istediğinden yorgunluğum katlanıyor. Ben de bıkmadan aynı tempoyla ve her seferinde aynı ısrarla geçiriyorum haftasonunu. Artık biraz olsun geri çekileceğim :)... malum hastalık mevsimi, yok çok fazla alışveriş merkezi veya kalabalık yerlere gitmek. Evdeki tempo yeter de artar bile.

    Yağmur kuzusunu kocaman kucaklıyorum ve o mama kaşığına yan yan bakan gözlerinden öpüyorum.

    YanıtlaSil
  3. ne kadar perişan olursak olalım söz konusu gezme olunca tüm zorlukları unuturuz biz :))) çok güzeldi yazı :)

    YanıtlaSil
  4. Minik tatlı ayıcık, anneni ne kadar yormuş olursan ol, sen çok şekersin.Olacak bu kadar naz canım...

    YanıtlaSil
  5. Yağmura tebrikler, size de kolay gelsin. Zor işiniz :)

    YanıtlaSil
  6. Yağmur'un kapüşonlu kıyafeti süpper söylesene bana verir mi :D

    YanıtlaSil
  7. o kadar uyumus kı gun ıcınde napsın cocuk aksam uykusunu da dınlentı sanıp uyanıyordur :D
    kızma kızma tamam ! biz e geçtik o evrelerden ! ama ben dınlenmek ıcın ınadına alısverıse gıderdım.Ece arabada cıglık atardı, kendını yerlere atma cabalarına gırerdı alıssın dıye sus kızım geldık kızım bak buraya da gırelım hadı sunu da alalım derken ... şimdi cocuk her gordugunu almak ıstıyor :D anasının kızı diyor babası da tabıı =)

    YanıtlaSil
  8. Ben de Yağmur kuşun en sondaki bir elinde kepek ekmeği, bir elinde beyaz ekmek, sanki bu olaylarla hiç ilgisi yokmuş gibi duran resmini beğendim:)

    YanıtlaSil
  9. paketler ağırlaşır,ruh hafifler...
    :)))çok doğru...

    YanıtlaSil
  10. Klasik cumartesilerimi görmüş gibi oldum. Bugün değişiklik olsun diye başbaşa çıkalım dedim. Dediğime pişman olmuş bir şekilde geri döndüm. :)

    YanıtlaSil
  11. Ege'nin Annesi,
    teşekkürlerrr :))

    Defnecim aynen öyle bu tempo bize yeter de artar bile.

    Nihan,
    Senin annene gitmek için uykusuz bir gecenin ardından iki çocukla evden çıkmak için katıldığın maratonla kıyaslanamaz tabii.

    YanıtlaSil
  12. Birben,
    Naz evet Yağmur'un göbek adı galiba
    Biz koymadık oysa ki.

    Syrakusa,
    Hem dem nasıl :)

    dunyada bir balık,
    sordum olur dedi ama uyarmam gerek sendeki duruşu o kadar güzel olmayabilir :)

    YanıtlaSil
  13. Ece Nur'un Annesi "Mine",
    "geldik kızım", "bitti kızım" sihirli cümleler. Ben de çok sık kullanıyorum :)

    Kiraz Çekirdeği,
    Gerçekten çok doğru bir tespit.
    Başrol oyuncusu olduğundan habersiz hergün aynı tas aynı hamam :)

    CEPAYNASI,
    :)) di mi ama???

    YanıtlaSil
  14. çok fena güzel maşallah...
    özlemişim bebekliğimiz aklıma geldi okurken...
    zaman çabuk geçiyor :((
    sevgiler

    YanıtlaSil
  15. Bu kadar telaş, yorgunluk, koşuşturma... Karşılığında bir gülümsemeleri ömre bedel:)

    YanıtlaSil
  16. Nihal Maya,
    Merhaba :)
    Teşekkür ederiz, ikincinin zamanı geldi mi yoksa ???

    Pastalı Mutfak,
    Aynen katılıyorum. Zaten öyle olmasa nasıl dayanılır bu maratona di mi :)

    YanıtlaSil
  17. Kendi günlüğümü okudum sanki..
    O yazının altına
    imza: Fatma yazsam hiiç yadırganmaz :)

    Sevgiler...

    (Biraz geç okumuşum ben bu yazıyı, yoksa şimdiki Yağmur'un bir günde bu kadar çok uyumadığından eminim :) )

    YanıtlaSil