20 Ekim 2010 Çarşamba

bebeğinizle ilk günler II

2.uyku

Şanslı azınlık arasında değilseniz bebeğiniz ilk günlerde gündüzleri bir melek gibi uyurken, geceleri tam zamanlı mesaide demektir. Bu gece-gündüz uymsuzluğunun en önemli nedenlerinden biri bebeğin anne karnındaki günlük rutinidir. Bebekler genellikle anne karnında gündüzleri annenin hareketleri sayesinde sallanan beşiklerinde, gündelik hayatın seslerinin ninnisiyle uyurlar. Gece olup da anne uyuyup, sessizlik çökünce tıpkı bir kedi yavrusu gibi uyanır ve taklalar atmaya başlarlar.

Bir gece saat 4 civarı Yağmur öyle bir hareketlenmişti ki karnım tıpkı bilimkurgu filimlerinde alien yutmuş bir kadının karnı gibi ani hareketlerle sürekli  şekil değiştiren bir karın olmuştu. O kadar sıradışıydı ki yanımda yatan baba adayı panik olup hastaneye gitmek için baskı yapmaya başlamıştı. Doğumdan sonra da aynı şekilde gündüz uyuyan bebeğim geceleri uyku nedir bilmiyordu. Tek farkla bu sefer annesi horul horul uyumuyor ona eşlik ediyordu.

Bebeğinizin bu uyumsuz rutinini tersine çevirmek sizin göreviniz. Bu görevi de gündüzleri 3 saat kesintisiz uykuya en fazla 2 kere izin vererek ya da uykularını 1,5 saatlik uykulara bölmesini sağlayarak yerine getirebilirsiniz. Bu sizin göreviniz diyorum çünkü etrafınızda  "ay uyuyan bebek uyandırılır mı hiç???" gibi yorumlar çok duyacaksınız ve vicdanen sanki gece horul horul uyumak için bebeğinizin gündüz uyumasına izin vermiyormuş gibi hissedecek ya da hissettirileceksiniz. Oysa ki iç sesinizi, onu duyamıyorsanız da benim sesimi dinleyin; büyüme hormonu geceleri salgılandığı için bebekler uzun ve derin uykularını geceleri uyumalıdırlar ve bu gereklilik tamamen onların sağlıklı büyümeleri içindir.

Bunları okurken söylemesi kolay derin derin uyuyan bebeği nasıl uyandıracaksın derseniz bir iki yöntem var. Üstünü inceltebilirsiniz, kollarına bacaklarına esnetme hareketleri yaptırabilirsiniz buna rağmen uyanmıyorsa kesin çözüm koltuk altlarından tutmak koşuluyla yere dik bir şekilde havada tutarsanız bacaklarını karnına çekip oyuncak bebek gibi  gözlerini açtığını görürsünüz. Biliyorum psikolojisi ağır ama birazcık gayretle 1-2 günde geceleri mışıl mışıl uyuyan bir bebeğiniz olabilir (tabii gaz vb. diğer sorunlar engel değilse).

Uyku ile ilgili adetten olduğu için söylemem gereken bir diğer şey "bebeğiniz uyurken siz de uyuyun". Ama bunun teoriden ibaret olduğunu gerçekleştirilebilir bir eylem olmadığını ben bizzat deneyimledim. Ancak belki siz becerirsiniz diyerek ben önermiş olayım.

Uykuya geçiş biçimiyle ilgili de binlerce yazılan çizilen şey var benim burda ahkam kesmem hiç doğru olmaz hele bebeğini hala emzirerek uyutan bir anne olarak. Ama okuduğum bütün kitaplardan -hangi kitaplar olduğunu yazacağım- benim çıkarımım bir bebeği anneden bağımsız uyutmak için -yani kendi kendine yatağında uyutmak için- mutlaka ağlatmak gerekiyor. Her yöntem az ya da çok bunu gerektiriyor. Ben bebeklerin kendi başına uyumak istememelerinin bir sebebi olduğuna inanıyorum. Ne olduğunu bilmiyorum ama hamileliğim boyunca bebeğim bana neyi neden yaptığını ne kadar iyi bildiğini o kadar çok kereler ispatladı ki bu sefer de bir bildiği vardır dedim. Belki de temas da anne sütü kadar önemli bir gıdadır onun için dedim. Yine de Tracy'nin yatır-kaldır yöntemini denedim, 2 kere! Ferber'in annelerimizin zamanından kalma ağlamaya terk etme yöntemine alternatif olmuş bir yöntem ama ağlama krizine girmesine engel değil en azından Yağmur'la deneyimimiz hep öyle son buldu; memede bile sakinleşemeyen bir Yağmur. İlla ki bir yöntem uygulamak isterseniz ben Solter'in Bilinçli Bebek kitabında bahsettiği yöntemi  tavsiye ederim. Denemedim ama okuyunca mantıklı bulduğum bir yöntem. Bebeğinizin propu neyse (yani uykuya geçerken varlığına alışmış olduğu  nesne, hareket ya da durum) yine onu uygulayın ama uykuya geçmeden hemen önce proptan ayırıp yatağına yatırın diyor. Örneğin emzirerek uyutuyorsanız yine emzirin, iyice mayışıp gözleri kapanmaya başlayınca yatırın yatağına diyor, eğer reddederse tekrar emzirin ta ki kabul edip uyuyana kadar diyor. Ancak dediğim gibi ben denemedim ve Solter'in yalancısıyım.

Uyku konusu her annenin sorunu ancak unutmamak gerekiyor bu sorun bir gün bitecek ve çocuklarımız kendi kendilerine uyuyacak ve hatta zorlasanız bile uyanmak istemeyecekler. Yine de yok ben o kadar bekleyemem bu sorunu çözmem gerek diyenler için bu konuyla ilgili bir blog önerim olacak:
Mutlu'nun blogu http://bebegimuyuyor.blogspot.com/ çok faydalı bir site. Ama yine eklemeden geçemeyeceğim her bebek başka bir şahsiyet, bir bebekte işe yarayan yöntem diğerinde yaramayabilir hazırlıklı olun.

İlk haftalarda bebeğinizin gece ve gündüz ayrımını oturtmuşsanız ve gaz vb. sağlık sorunları yoksa uykusal sorunlar çok ağır olmuyor. Olsa da geçici oluyor. Genelde uyumaya meyilli yenidoğanların sadece karınlarını doyurmak için uyandıklarını söyleyebiliriz. Örneğin gürültüden, ışıktan ve diğer çevresel faktörlerden pek etkilenmezler ta ki  2-3 aylık olana kadar. Ben Yağmur'un sesten negatif etkilenmeden uykusuna devam eden bir bebek olmasını çok istemiştim. Bunun için de annemin önerdiği radyo ile uyutma, insanların seslerini kısmama gibi yöntemler uyguladım. Ancak anladım ki her bebek başka muamele istiyor. Sizin ne istediğinizin hiçbir önemi yok Üstelik Yağmur 1 aylıkken televizyonu farkederdi 2 aylıkkken ne kadar engellemeye çalışsanız da  televizyonu bulur ve bakardı. Birisi biraz sesli ya da heyecanlı konuşsun hemen kafasını sesin geldiği yere çevirirdi. Bu yüzden Yağmur'u sessiz bir ortamda uyutmaya başlamasaydım gece 1 lere kadar bizimle televizyon izlemeye devam edecekti. Dedim ya her bebeğin yapısı başka. Şimdi "Ay çok fena alıştırmışsın sen bunu" diyenlere gülüp geçiyorum.

Güzel bir uyku için rutin önemli. Tracy Hogg'un rutinini bazı farklılılarla kullandım. Yağmur'un göbeği düştüğünden itibaren kış demedim yaz demedim her gün uyumadan önce yıkadım. Yıkamadığım günler de özellikle ilk aylarda Yağmur'un hal ve hareketlerinden eksikliğini hissettim. Rutini oluşturduğumdan beri  akşam 8.00-8.30 gibi uyuyan Yağmur sabah 8.00-8.30 gibi uyanıyor. Tabii deliksiz değil. 6. aydan sonra gecede 3-4 kez uyanır oldu. Daha önceleri sadece bir kere uyanıyordu. Hatta uyanmıyordu, uykuda emziriyordum 10.00 10.30 gibi (Tracy'nin uyku öğünü).
Gündüz uykuları ise pek iyi değil: şu anda sabah uykusunu 1.30 saat civarı uyuyor akşam üstü de 45 dakika max. 6 aydan önceleri günde 4 kez uyuyordu (biri şekerleme). 6. aydan sonra sihirli değnek bize de dokundu yani.
Zaten ilk ay bir rutin oluşturmak imkansız gibi bir şey. Büyüme ataklarında zaten göğsünüze broş olacak yavrucak. İlk ayda emzirmek uykudan daha önemli. Bebeğiniz ne kadar emmeye ihtiyacı olduğuna kendisi karar verecektir. O'na güvenin derim ben. Rutini 2. aydan sonra yavaş yavaş oturtmaya çalışın. Hatta gazlı bir bebeğiniz varsa 3. ayı bekleyin derim. Yağmur'un rutini gaz problemi olmamasına rağmen 3. aydan sonra oturdu. 8.00-8.30 uyanış, 9.30-10.00 sabah uykusu, 11.00-11.30 uyanış12.30-13.00 ikinci uyku 13.30-14.00 uyanış, 15.30-16.00 akşamüstü uykusu, 16.30-17.00 uyanış, 18.00 gibi 30  dakikalık bir şekerleme, 19.00 banyo, 20.00 gece uykusu başlangıcı, 22.00-23.00 arası uyku öğünü ve çoğu zaman sabaha kadar uyku bazen 5.00-6.00 arası bir kere uyandığı olurdu.

Tabii uyku rutini de önemli. Uykudan önce yapılan banyo, masaj, yumuşak ses tonuyla konuşma ve belki bir şeyler okumak güzel bir uykunun ritüellerinden sayılabilir.

Uyku şekilleriyle ilgili; sırt üstü ve yan yatırabilirsiniz. Yüzüstü yatırmamanızı öneriyorum. Zaten doktorlar da önermiyorlar. 'Ani Bebek Ölümü Sendromu' nun en önemli sebeplerinden sayılıyor yüzüstü yatırmak. Devamlı sırt üstü yatırmak da bebeğin sırtını ağrıtabileceğinden, bazen yan yatırabilirsiniz. Ancak güvenlik açısından bunu gündüzleri yapmayı tercih edin. Yan yatırmak için daha önce de önerdiğim gibi üçgen yastıklardan kullanabilirsiniz. İlk haftalarda sırt üstü yatarken kusması durumunda toparlanması zor olabileceğinden yatağının altına eğim verecek bir battaniye vb. koyun.

Gece güzel uyuması için gündüz uyanık tutmaya çalışmayın. Uyarılan bebek daha zor uyur. Yenidoğanlar günde ortalama 16,5 saat uyuyorlar. Ancak 10 saat uyuyan bebekler de normal sayılıyor. Şunu hiç unutmamak gerekiyor ilk ay bebeğin dünyaya merhaba dediği bir dönem. Bu dönemde çok fazla müdehale yerine onun maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışın. Rutin için çabalamayın. Bebeğinizle ilk günlerin, varlığının verdiği pozitif duyguların tadını çıkarmaya bakın ve unutmayın negatif düşüncelerinizin gerçekleşme ihtimali çoook çok zayıf. Onların kafanızın içinde olmasının nedeni doğanın size bahşettiği anne olma duygusundan baka birşey değildir. Bu sayede onun bu hassas dönemde vukuatsız olarak hayata alışmasına yardımcı olacaksınız. Sonsuz abartma hakkınız var çünkü siz lohusasınız!

Bir daha ki bölümde temizlik ve genel bakımdan bahsedeceğim. Bilginize...

***Son bir haftadır Yağmur kuşa bir haller oldu. Yemiyor içmiyor, uyumuyor, mızır mızır mızırdanıyor. Sanırım bu sefer dişler tamamdır. Kara göründü. Pırtladı pırtlayacak. Ama benim de ruhum tükendi. Hal böyle olunca burası biraz ihmal edildi. Arayı kapatmaya çalışacağım.

4 yorum:

  1. Bu blog resmen ansiklopedi gibi. Bir tür yeni annelerin kaynağı da diyebiliriz. Üşenilmiyor, uzun uzun sabırla ve sevgiyle yazılıyor. Bravo der başka bi şey demem.
    Not: Beter Böcek ne gece uyudu ne gündüz.. Zavallı anne..

    YanıtlaSil
  2. Canım benim eline sağlık.
    Çok faydalı olmuş bu yazı.Eminim yararlanacak o kadar çok yeni anne vardır ki.İlk günler kabus gibi olabiliyor çünkü.Ama zamanla her şey rayına oturuyor.Çocuğa gece gündüz ayrımını yaptırmak çok önemli.

    YanıtlaSil
  3. O minik pirinç tanesi kadar ilk dişi görünce annişin ruhu tekrar enerjiyle dolacak:) diş buğdayı nasıl yaparım onun derdine düşecek biliyorum ben... Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Syrakusa,
    Teşekkür ederim,
    O geceleri gündüzleri iyi bilirim
    Çok kolay gelsin!

    İkiz Annesi sdilek,
    Teşekkür ederim canım.

    Kiraz Çekirdeği,
    Evet yaaa
    şimdiden düştüm derdine walla :)

    YanıtlaSil