3 Eylül 2010 Cuma

seni seni seniiii

Postlardan pek belli olmasa da biz hala Bodrum'dayız. Yağmur'un hastalığından dolayı pek gezemedik.
Zaten uykuydu, ek gıdaydı derken öyle kolay da olmuyor gezmek artık.
Ama hayat Yağmur'la evde de  çok renkli.
Her gün yeni bir şeyler öğreniyor ve annesinin hayata tekrar hayran kalmasına neden oluyor.


Hani yerliler bağırırken ellerini ağızlarına bir kapatıp bir açarlar da
auv auv auv gibi bir ses çıkarırlar ya.
İşte o yerlilerin cüce olanından.

Sonra bir de oynamaya başladı artık.
Alkış yapıp şarkı söyleyince bir sağa bir sola sallanıyor.
Ama çook komik oluyo yaaa. 

Seni seni seniiii var ya hani işaret parmağını sallama suretiyle
yüze hınzır bir ifade takınarak yapılan hareket
işte onu da yapmaya başladı.

Bir de istediği olmayınca çemkirmeyi,
kucakta olmanın dayanılmaz hafifliğini (ağırlığını),
şımarmanın tadını öğrendi ki bunları öğrenmese de olurdu :)



Ananelerin babaannelerin yanında çocuklar sosyal olarak çabuk gelişiyor.
Bir apartman dairesinde sadece anneyle ve şanslıysa uykudan hemen önce gelen babayla pek gelişme kat edememelerine şaşırmamak gerekir zaten.
Geleneksel oyunlar gelişimine çok yararlı oluyor farkındayım.
Hiçbir zaman anane yöntemlerini bilen ya da akılda tutan biri olamadım maalesef,
kitaplarda da yazmıyor bunlar.
Baş baş, gel babası gel gel gel, anlatalım bir bir bir! annemden duyduklarım. 
Siz neler biliyorsunuz anane oyunlarıyla ilgili ??? 

ps. objektifin arkasında babamız vardı bu sefer. Caravaggio baba diyorum ben ona kısaca :)

2 yorum:

  1. tel sarar tel sarar var :)))
    bas bas-bas pedala, bizim yağmur bir numara :)
    gelişimlerini izlemek çok güzel...

    YanıtlaSil
  2. Aaa evet tel sarar kızım tel sarar vardı di mi!
    Teşekkür ederiz anne kaleminden,
    Ben bi çalışayım bunlara :))

    YanıtlaSil