10 Haziran 2010 Perşembe

evi evi güzel evi...

Uzun zaman oldu biliyorum. Yağmurcuk evine yeni yeni alışmaya başladı. Ve bu süreç de annesini bayağı yordu. Bu kadarcık bebeğin alışkanlığı mı olur demeyin. Bu dünyada geçirdiği süre az olunca bir duruma alışması da o kadar kolay oluyor. Ve sonra bu alışkanlığı bırakması bi o kadar zor. Uyuma saatleri birbirine girdi, tepkileri değişti bi asileşti, bi mız mız, bi dır dır, bi vıy vıy oldu. Sonuncusunun anlamını ben de bilemiyorum bi tuhaf anlamında kullanmış olayım. Yani Ayşe Öner'in* ilk üç aydaki düzeni tarif ederken kullandığı terim olan "düzensizlik" bizi yine şah damarımızdan yakaladı. Neyse ki asayiş berkemal. Anne ipleri yine aldı eline. Yağmur da daha mutlu daha huzurlu. Dünyayı keşfetmek için daha istekli sanki. Doktoru 'oyuncak almayın' demişti. Yağmur için şimdi her şey oyuncak. Gerçekten de bir balonlu naylonun verdiği heyecanı başka hiçbir oyuncağının vermediğini biliyorum. Biz de bu yüzden elimize geçen her şeyi -tabii belli sınırlar içerisinde ve kontrollü olarak- veriyoruz yavrunun kucağına, keşfetsin dünyanın çeşitliliğinin tadına varsın diye.                                      *Ayşe Öner'i bilmeyenler için yazıyorum kendisi ün yapmış bir bebek hemşiresi. Mustela bebeğim olacak seminerleriyle bir çok ebeveyne yol gösteren biri. Ben de hamileyken gitmiştim. Oldukça yararlı oldu. Gidemeyenler http://www.uzmantv.com/ dan da belirli ölçüde yararlanabilirler. Bir de kitabı var. O da doğumdan önce her anne adayının kurcalaması gereken kitaplardan bence.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder