25 Nisan 2010 Pazar

rodoooooos...

Rodos şemsiyeleriyle ünlüymüş. Eşim'e de orada bir arkadaş söylemiş bunu. Ama bilemiyorum ne kadar doğru yapmış. Çünkü bütün şemsiyeleri getirmiş. 'Bunlar sadece birkaç çeşit' diyor. Ben olsaymışım kafayı oynatırmışım. Kafayı oynatır mıydım bilmiyorum ama eminim seçim yaparken buhranlar geçirirdim. Bu konuda hiçbir zaman iyi olamadım çünkü. Neyse bu kadar güzel şemsiyeyi bir arada görünce dayanamadım atladım arasına ve çekim yaptık çılgınlar gibi. Eşim sanki bir fotoğraf sanatçısı edasıyla oradan oraya koşturuken, bana yapmam gerekenlerin komudunu verirken ben de kendimi topmodel gibi hissettim. Şemsiyeleri bilmem ama bu çekim iyi geldi :)
Ayrıca Rodos'un kahveli uzosu da ünlüymüş. Kahve likörü gibi bir şey ilginç. Burada bahsi geçen türk kahvesi -onlar yunan kahvesi diyor ama tadı bizim kahvemizle aynı-. Mezelerin çoğu buradakilerle aynı. Farklı olan bir tek dilleri. Bu nasıl karşıtlık anlamadım???
Bu arada İstanbul'a döndük. Bodrum çok güzeldi ama dönünce buradan başka yerde yaşanmazmış yine anladım. Yarın Yağmur'un kuzeni Nehir'in doğum günü. Oraya gideceğiz. Bu gece zor uyudu. Kızımın ilk partisi olacak bu yüzden çok heyecanlı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder