31 Aralık 2010 Cuma

iyi bir yıl...

2011'in, herkesin hayallerinin
gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyorum.













17 Aralık 2010 Cuma

yağmur'un oyuncakları 3

Yağmur'un yaşı büyüdükçe evde kapladığı alan da hatırı sayılır şekilde büyüyor. Babasının ve benim özel eşyalarımız bile onunkiler kadar yer kaplamıyor.

11 aylık olduğuna bakmayın arabası bile var han fendinin.
Hem de en Mini Cooper'ından,
en sarısından,
annesinin en sevdiğinden.


Babası almış Mamalove 3 in 1 walker. 3 in 1 modellerinden hiç haz etmem aslında.
Çünkü üçünden de olmaya çalışıp hiçbir şey olamama riski taşırlar. Ancak bu araç üçünü de olmuş.
E babası aldıysa bir bildiği vardır herhalde :)

 
1. ilk arabam
2. yürüteç
3. jumper (zıp-zıp)



 Yürüteç özelliğini kullanamadık biz.
Çünkü hiçbir zaman parmak ucuna basmayan,
ayakta tuttuğumuz ilk aylardan itibaren hep tam tabanıyla yere basan Yağmur
yürüteç kullanmaya başladıktan sonra parmak ucuyla basmaya başladı.
Ben de hemen ilk arabam özelliğine geçiş yaptım.
Ancak her bebek aynı değil yürüteç kullananlar için çok kullanışlı bir model bence.
Keşke Yağmur da kullansaydı. Çok rahat oluyor, özellikle anne için :) 


Jumper özelliğini kullanması için biraz daha büyümesi gerekiyor.
Ama eminim zamanı gelince onun da keyfini çıkaracaktır.



 Bir de aktivite masamız var (İmaginarium).



Bu isme de takılmadan geçemeyeceğim "aktivite masası". 
Amma bilimsel.
Yağmur için görünce "AaAaaa!" dediği
toplu kaydıraklı cezbedici bir oyuncaktan başka bir şey değil oysaki.
Ancak sıralamasına çok yardımcı olduğunu kabul etmeliyim.




Bakalım önümüzdeki yıllar evimizi bu cüce nasıl işgal edecek???
Heyecanla bekliyorum.




10 Aralık 2010 Cuma

sen hep mutlu ol

Hep mutlu ol halacım

Ömür boyu mutlu huzurlu iyi ki evlenmişim diyeceğin bir ilişkin olsun eniştemle


 Benim kadar sevimli (yalnız benden daha sevimli değil) kuzenlerim olsun
Anneme kalırsa acele etmeyin ama bence hemen olsun
Yaşı yaşıma ne kadar yakın olursa o kadar çok eğleniriz çünkü.
O geceki kadar güzel ol hep,


Yüzün hep öyle gülsün halacım
Annem söylemişti ya hani düğününde her şey mükemmel olursa evliliğin mükemmel olmazmış diye
İşte bu yüzden terslikler için üzülme halacım


Zaten  her şey çok güzeldi o gece, 
Birkaç gün önce başlayıp tam da o gece top yapan gribal durumum dışında.

Annem "düğüne beyaz giyilip gidilmez, gelinle pişti olunmaz" dedi. Ben dinlemedim beyaz tuvaletimi giydim gittim.

Babaannemle bütün masaları gezdim,


Çalan müziklerle içim içime sığmadı, hem tempo tuttum hem de oyun oynamadan duramadım,


Çok sevdiğim arkadaşlar edindim,




Bu kadar kudurmaya yorgunluktan bitap düştüm o bangır bangır müziğin içinde horul horul uyudum




Sonra tekrar uyandım, annemin kollarında devam ettim,




Ama seni hep izledim ve mutlu olmanı meleklerden diledim.



3 Aralık 2010 Cuma

varan2

Geçen haftasonu daha önce Heybeliada'da toplanan tasarım grubu bu sefer bizim evde toplandı.
Kahvaltı, sohbet, yemek, şarap, bebekler, anneler, babalar, bekarlar, başına buyruklar, hocalar.


 Geçen toplantıda Can bebek aramıza katılmamıştı henüz, bu sefer aramızdaydı. Kadro giderek büyüyor.

Güzeldi herşey yani. Şimdi Antalya'dayız. Halamızın düğünü var. Daha önce de bahsetmiştim. Davetli olduğu ilk düğünde Yağmur'un fotoları için bekleyin anacağııım.

Bu arada sevgili Kiraz Çekirdeği ve Syrakussa bizi mimlemiş. Mimin konusundan anladığım ya da anlamak istediğim kadarıyla:


Yapamadıklarım;
1. Birden çok yabancı dili ülkesinde yaşayarak öğrenmek isterdim
2. Daha erken anne olmak
3. Anne olmadan önce parasailing, bungejuping  gibi ölümüne spor yapmak


4.Hayatın rüzgarına kendimi bırakabilmek
5. Bana anlatılan bir soruna çözüm bulmaya çalışmadan sadece dinleyebilmek
6. Bir işi yaparken mükemmelliyetçi bir zihniyetle kendimi paralarcasına yapmak yerine daha üstün körü yaparak zamanından önce bitirmek

Garipliklerim;
1. Sokakta çöp kutularının yanından geçerken içinden bir veya daha fazla kedinin ciyaklıyarak çıkma ihtimalinden korkmak ve mümkünse yolumu değiştirmek



2. Dışarıda gördüğüm kargaların kafamı gagalarıyla didikleyeceklerinden korkmak (şimdi aynı korkuyu kızım için de duyuyorum)
3. Ayakkabı çorap gibi çifti olan giyeceklerin önce sağ tekini giymeye çalışmak
4. Arabanın kapısını kitlemiş olmama rağmen her zaman en az iki kere sağlamasını yapmadan rahat edememek


5. Batıl olduğunu bildiğim için kimseye itiraf etmesemde allem edip kullem edip bıçak makas gibi kesici aletleri yakınlarımın elinden almamak ya da onlara elden vermemek.
6. Mimari herhangi bir teslimi hiçbir zaman terminden 1 saat önce bitirememek, son dakikasına kadar kullanmak.(Aslında bu pek garip değil galiba, mimarlıkta genelde böyle oluyor çünkü)


26 Kasım 2010 Cuma

neden bu sessizlik?

Bugün itibariyle en son postumuzun üzerinden dolu dolu 11 gün geçmiş.
Bu sessizliği bozmanın zamanı gelmiş hatta geçmiş bile.




  Bu süre içerisinde sanmayınız ki rahat rahat gezdim eğlendim, uyudum, yedim içtim.
Vicdanen hep içimde bir ukte, hep yapmayı unutmuş olduğum ya da eksik yapmış olduğumu düşündüğüm bir şeylerin duygusuyla yaşadım.
Ama sebeplerim vardı:



  • Misafiri bol gezmesi bol bir kurban bayramı tatili.

     
  • Her zaman olduğu gibi sebebini yine tam olarak anlayamadığım gece uykuya direnme nöbetleri ve dolayısıyla uykusuz geçen geceler

  • Halamızın 2 ay içinde yapmaya cesaret ettiği ve üstesinden geldiği evlililik hazırlıklarına rağmen bizim ana-kız o gece ne giyeceğimizin karar ve icraatı için bu sürenin yetmemesi ve son haftaya sıkışması


  • Tam geçti derken tekrar öksürük ve iştahsızlık
  • Bütün bunlar yeterli değilmiş gibi bir de aktivite katılım çılgınlığı. 
 Ve aşağıdaki Yağmur'un yaklaşık 2 aylık arkadaşı Can'la çekilmiş fotoğrafları, 



Onun artık bir bebek olmadığını annesine ve herkese ispatlasın olur mu? 



Son olarak yukarıdaki fotolar Sapanca gölünün kıyısında butik bir otel olan Club Lale'de çekilmiştir. Haftasonu kaçamağı yapmak için ideal bir yerdir şiddetle tavsiye edilir.